Meme Kanseri ve Yapay Zeka İle İlgili Sorular

Prof. Dr Sabahattin Destek | Genel Cerrahi Uzmanı

  1. Meme kanseri görülme sıklığındaki artışı değerlendirebilir misiniz?

Meme kanseri, kadınlarda en yaygın görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türüdür.. Gelişmiş ülkelerde risk grubunda olmayan kadınların meme kanserine yakalanma ihtimali %12’dir. Bu oran ülkemizde ve diğer gelişmekte olan ülkelerde daha düşük olmasına ragmen giderek artmaktadır. Meme kanseri risk faktörleri olan kadınlarda meme kanserine yakalanma olasılığı normal insanlara göre 3-4 kat daha yüksektir. Yüksek risk grubundaki kadınların belirlenmesi için Gail, Claus gibi çok sayıda modellemeler geliştirilmiştir. Bunlar arasında ailede meme kanseri varlığı, ilk adet yaşı, ilk gebelik yaşı, menopoz yaşı, beden kitle indeksi, atipik duktal hiperplazi gibi riskli meme biyopsisi sonuçları ve BRCA1/2  gibi genetik faktörler dikkate alınır.

  1. Meme kanseri sıklığı yaş gruplarına göre değişiyor mu? Genç yaşlarda görülüyor mu?

Gelişmiş ülkelerde her 8 kadından birinde hayatı boyunca meme kanseri gelişeceği öngörülmekte ancak tanı ve tedavi imkanları arttıkça meme kanserinden ölümlerde azalma dikkat çekmektedir. Bunun aksine düşük ve orta gelirli ülkelerde meme kanseri sıklığındaki artış ölüm oranlarındaki artış ile birliktedir. Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonunun ülkemizde 20 bin kadın üzerinde yürüttüğü çok merkezli araştırmada meme kanseri görülme yaşı ortalama yaşı 51, 40 yaşından küçük hasta oranı %16.6, premenopozal hasta oranı % 37.2, gebelik geçirmemiş hasta oranı % 13.6 olarak saptanmıştır. Yapılan hesaplamalara göre, obeziteden kaçınma, düzenli egzersiz, dengeli beslenme, alkol kullanmama, uzun süre hormon replasman tedavisi uygulamamak gibi sağlıklı yaşama dikkat etmeyenlerde hastalık olasığı genç yaşlarda artmaktadır.

  1. Mamografi ile taramaya başlama yaşı nedir? Hangi aralıklarla taramaya devam edilmelidir?

Meme kanserinde tarama yöntemleri olarak, 20 yaşından itibaren kendi kendine muayene, 20 yaşından sonra klinik muayene ve 40 yaşından sonra her iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Bilimsel araştırmalar, mamografinin meme kanserinden ölümleri %20 – %40 oranlarında azalttığını göstermektedir.Bu nedenle tüm dünyada mamografi, meme kanseri için tarama yöntemi olarak kullanılmaktadır. Tarama mamografisi 40 yaş ve üzeri asemptomatik olgularda iki yıllık aralarla yapılmalıdır. “Yüksek risk grubundaki kadınlar (genetik taşıyıcılık, aile geçmişi, yoğun meme yapısı gibi) taramaya daha erken yaşta, önerilen aralıklarla ve önerilen yöntemlerle devam etmelidir. Örneğin, 1. derece akrabasında meme kanseri bulunan kadınlar, akrabalarının tanı aldığı yaştan 10 yıl önce taramaya başlanmalıdır. Profilaktik veya kozmetik amaçla meme implantı yerleştirilmiş asemptomatik kadınlar da tarama programına dahil edilmelidir.” BRCA1 gen mutasyonu taşıyıcılığı saptanan hastalarda meme taramaya 25 yaşında başlanmalıdır.

  1. Meme Tomografisi hangi durumlarda kullanılır? 

Meme tomosentezi (genellikle 3D mamografi olarak adlandırılır), memenin bir tür X-ışını muayenesidir. Nispeten yeni bir teknolojidir ve bundan tam olarak nasıl yararlanılacağına dair araştırmalar hala devam etmektedir. Dijital meme tomografisi, memenin daha ayrıntılı bir görüntüsünü sağlar ve radyoloğun yoğun meme dokusu ile kanser arasındaki farkı belirlemesini kolaylaştırır. Özellikle yoğun meme dokusu olan kadınlarda, dijital meme tomosentezi meme kanserini tespit etmek için iyi bir seçenek olabilir. Yapılan araştırmalarda meme kanseri taramalarında dijital meme tomosentezi, dijital mamografiden kanseri daha yüksek oranda tespit etmiştir. Meme tomosenteziyle meme biyopsi önerileri daha isabetli olmuştur. Meme tomosentezi agresif meme kanserlerini dijital mamografiye göre daha erken tespit etmeye yardımcı olmuştur. Meme tomosentezi yoğun meme dokusundaki görüntüleri iyileştirmek ve tarama mamogramında ve/veya meme ultrasonunda görülen şüpheli bir anormalliğin daha net görüntülerini elde etmek için de kullanılabilir. Genellikle özel kliniklerde şu hastalarda dijital meme tomosentezi tercih edilir: Meme kanseri aile öyküsü olan kadınlar gibi yüksek riskli hastalar, kitle veya meme ucu akıntısı gibi belirti ve semptomlar gösterenler, yoğun meme dokusuna sahip kadınlar (50 yaş altı kadınlarda yaygındır).

  1. Meme tomosentezi teşhiste yaygın olarak kullanılan bir cihaz mı?

Tomosentez, hastaların genellikle meme semptomları veya meme kanseri risklerinin yüksek olup olmadığı açısından araştırıldığı özel teşhis kliniklerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. ABD merkezli son çalışmalarda aralıklı meme tarama kontrollerinde, meme tomosentezinin, dijital mamografi ile karşılaştırıldığında daha düşük ileri tetkik önerisi ve daha yüksek kanser tespiti gösterdiğini göstermektedir. Ancak diğer taraftan meme tomosentezi ve mamografi arasında aralıklı veya ileri kanser oranları veya duyarlılıkta hiçbir fark gözlenmemiştir. Maliyet ve etkinlik olarak tarama dijital mamografisi günümüzde bir veya iki memede herhangi bir şikayet olmadığında başvurulan ilk tetkik yöntemi olmaya devam etmektedir. Sonuç olarak araştırmalarda özellikle yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda meme tomosentezi, meme kanserinin tespitini iyileştireceği ve yanlış pozitif sonuçları azaltacağı belirlenmiş olup radyologların önerisi ile bu hasta grubuna önerilebilir.

  1. Yapay zekanın kanser teşhisinde rolü nedir? Avantajları nelerdir?

Yapay zeka, cilt, akciğer, prostat, meme, rahim ağzı, kolorektal ve mide kanseri dahil olmak üzere çok çeşitli kanser türlerinde görüntüleme süreçlerini geliştirerek, tanıda erken teşhis, cerrahide revizyon aşamasında kolaylık ve ilaç geliştirme gibi faydaları vardır. Yapay zeka algoritmaları meme kanserinin mamografide daha iyi tespit edilmesini sağlarken, invaziv meme kanserinin uzun vadeli riskini tahmin etmeye de yardımcı olmaktadır.

  1. Yapay zeka kanserin teşhis ve tedavisinde kullanıldığında, tümörle mücadele edilebilir mi? Bu açıdan bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Bu gelecek ne kadar yakın?

Kesin ve etkili tanı için büyük miktarda veriyi değerlendirmek üzere makine öğrenimi algoritmalarını kullanan yapay zeka, kanser teşhisi için yararlı bir araç haline gelmiştir. Tıpta yapay zeka, sanal ve fiziksel olarak iki kategoride kullanılır. Elektronik sağlık kayıt sistemleri ve sinir ağı tabanlı tedavi karar rehberliği gibi uygulamalar sanal yapay zeka ile yapılır. Yaşlı bakımı, engelli kişiler için akıllı protezler ve cerrahiye yardımcı olan robotlar fiziksel yapay zeka ile yapılır. Yapay zeka algoritmaları, tıbbi görüntüleme, genomik veriler ve elektronik sağlık kayıtları dahil olmak üzere birden fazla hasta verisi analiziyle teşhis ve tedavi seçiminde yardımcı olmaktadır. Örneğin yapay zeka, radyoloji gibi dijitalleştirilmiş tıbbi alanlarda, özellikle kanser tespitinde erken ve doğru tanıya katkıları her geçen gün artmaktadır. Yapay zeka, daha erken tespit, daha doğru teşhis ve daha kişiselleştirilmiş tedavi planlaması sağlayarak kanser sağ kalım oranlarını önemli ölçüde iyileştirme potansiyeline sahiptir. 

  1. Yapay zekayı kullanarak kanser tedavisini kişiselleştirmek mümkün mü?

Yapay zeka algoritmaları, genomik veriler, tıbbi görüntüleme ve diğer hasta verilerine dayanarak belirli hastalık alt tiplerini belirlemek için kullanılabilir ve daha hedefli tedavi sağlar. Yapay zeka destekli tanı ile kişiselleştirilmiş tıp, kişiselleştirilmiş hedefe yönelik tedavi planları geliştirmek için genomik veriler, tıbbi görüntüleme ve elektronik sağlık kayıtları dahil olmak üzere büyük miktarda hasta verisini analiz eder. Yapay zeka, hastalık alt tiplerini belirleyerek kişiselleştirilmiş tıbbı mümkün kılabilir.